07/05/2026
İTÜ-KKTC Öğrencisi Emir Duruduygu’dan EELISA Deneyimi:
“İklim Krizi Geleceğin Değil, Bugünün Problemi”
EELISA kapsamında düzenlenen “The Melting Cryosphere” etkinliğine katılan İTÜ-KKTC Eğitim Araştırma Yerleşkeleri Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Emir Duruduygu, uluslararası akademik deneyimini ve iklim krizine ilişkin kazanımlarını paylaştı.
Elektrik-Elektronik Mühendisliği lisans öğrencisi olan ve aynı zamanda İTÜ ROV takımının elektronik alt ekibinde görev alan Duruduygu, etkinliğin kendisine yalnızca akademik değil; mesleki ve kişisel anlamda da yeni perspektifler kazandırdığını ifade etti.
“İklim krizini küresel bir mühendislik problemi olarak görüyorum”
EELISA ağına uzun süredir ilgi duyduğunu belirten Emir Duruduygu, daha önce de Green AI Hackathon gibi uluslararası etkinliklerde yer aldığını söyledi. “The Melting Cryosphere” etkinliğine katılma motivasyonunun temelinde ise iklim krizine mühendislik perspektifiyle yaklaşma isteğinin bulunduğunu vurguladı.
Duruduygu, kriyosferdeki erimenin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bir mühendislik öğrencisi olarak iklim krizini yalnızca çevresel bir sorun değil, çözülmesi gereken küresel bir mühendislik problemi olarak görüyorum. Kriyosferdeki değişimlerin sensörler, veri analizi ve teknolojik sistemlerle nasıl takip edildiğini öğrenmek benim için son derece ilham vericiydi.”
Veri analizi ve saha teknolojileri dikkat çekti
Etkinlik kapsamında özellikle kriyosferde yaşanan değişimlerin nasıl ölçüldüğü ve işlendiği üzerine yapılan çalışmaların ilgisini çektiğini ifade eden Duruduygu, buz altı araştırmalarında kullanılan uzak alan teknolojileri, sensör sistemleri ve veri modelleme süreçlerinin kendi mühendislik alanıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti.
Uluslararası etkinlik boyunca buzulların erime hızına ilişkin bilimsel verilerin kendisini derinden etkilediğini söyleyen Duruduygu, geri dönülemez eşiklere hızla yaklaşıldığına dikkat çekti.
“Her yeni teknolojide sürdürülebilirlik düşünülmeli”
Etkinliğin ardından iklim krizine bakış açısının daha da değiştiğini ifade eden Emir Duruduygu, mühendislik disiplinlerinin sürdürülebilirlik odağında yeniden düşünülmesi gerektiğini söyledi.
Duruduygu, “Tasarladığımız her yeni devrenin, yazdığımız her algoritmanın ve geliştirdiğimiz her donanımın enerji verimliliğini ve çevresel etkisini merkeze almamız gerektiğini fark ettim” diye konuştu.
Etkinliğin, disiplinlerarası çalışmanın önemini daha net görmesini sağladığını belirten Duruduygu; iklim krizinin yalnızca çevre bilimcilerin değil, yazılımcıların, veri analistlerinin ve mühendislerin de ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi.
Uluslararası ortam, yeni vizyonlar kazandırdı
Farklı ülkelerden öğrencilerle bir araya gelmenin kendisi için oldukça ufuk açıcı bir deneyim olduğunu ifade eden Duruduygu, kültürel ve akademik çeşitliliğin problem çözme süreçlerine büyük katkı sunduğunu dile getirdi.
Uluslararası tartışmaların, bilimsel verilerin insani boyutunu daha iyi anlamasını sağladığını belirten Duruduygu, teknik İngilizce, takım çalışması ve kendini ifade etme becerilerinin de önemli ölçüde geliştiğini söyledi.
“EELISA, geleceğin mühendislerini küresel problemlere hazırlıyor”
EELISA ağının sunduğu fırsatların yalnızca öğrenci değişim programlarıyla sınırlı olmadığını belirten Emir Duruduygu, bu yapının öğrencileri geleceğin küresel sorunlarına çözüm üretmeye hazırlayan güçlü bir akademik ekosistem sunduğunu ifade etti.
İTÜ’nün köklü mühendislik kültürünü uluslararası bir platformda temsil etmenin kendisi için gurur verici olduğunu söyleyen Duruduygu, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu deneyim bana üniversite hayatının yalnızca derslerden ibaret olmadığını; dünyadaki değişimlere doğrudan etki edebilecek, evrensel düşünebilen bir mühendis adayı olduğumu güçlü bir şekilde hissettirdi.”