İSAR Dijital

İSAR Dijital Akademik Birikimi Dijital Dünyaya Açıyoruz

İnanç mı, körü körüne bir itaat mi?Satyajit Ray’in 1960 yapımı başyapıtı Devi (The Goddess), sadece bir dönem filmi deği...
11/06/2026

İnanç mı, körü körüne bir itaat mi?

Satyajit Ray’in 1960 yapımı başyapıtı Devi (The Goddess), sadece bir dönem filmi değil; modernite ile geleneklerin, rasyonel düşünce ile batıl inançların amansız çatışmasını merkeze alan sarsıcı bir psikolojik dramdır.D

oyamoyee’nin masum bir gelinden tapınılan bir "ilah"a dönüştürülme süreci, ataerkil düzenin kutsallık zırhına büründürdüğü o acımasız baskıyı nasıl meşrulaştırdığını gözler önüne seriyor. Ray, Hint sinemasının altın çağında, hikaye anlatıcılığını görsel bir şiire dönüştürerek izleyiciye şu ağır soruyu yöneltiyor: Bir insanı tanrılaştırmak, onu yüceltmek midir yoksa insanlığından koparıp yok etmek mi?

10/06/2026

Tarihte Doğru Bilinen Yanlışlar: Osmanlı'da "Halk" Kimdi?

Tarih okumaları yaparken en sık düştüğümüz hatalardan biri, geçmişin dinamiklerini bugünün terimleriyle değerlendirmektir. Özellikle Osmanlı dönemindeki siyasi olaylara baktığımızda halk kelimesinin ardındaki gerçeği çok daha dikkatli okumamız gerekiyor.

Bugün vatandaşları kapsayan o geniş kitle ile geçmişin "halk" tanımı tamamen farklıydı. Bu videomuzda değerli hocamız M. Zahit Atçıl, devletin kalbindeki saray çevresi ile sistemin ayrılmaz bir parçası olan kapıkulu kurumunun, eyaletlerdeki tımarlı sipahiler ve sınırları bekleyen uçbeyleri gibi unsurların tarihi olaylardaki asıl rolüne ışık tutuyor. Peki, tahta kimin padişah olarak çıkacağı veya kimin vezir, paşa olacağı, tüm hayatı toprağı işlemek olan reayanın gerçekten umurunda mıydı?

Aslında tarihi kayıtlarda siyasi bir aktör olarak karşımıza çıkan ve "harekete geçtiği" söylenen o kesim köylü değil; doğrudan güç dengelerini elinde tutan askeri sınıf ve yönetici sınıflar idi. Osmanlı'nın toplumsal yapısını ve saray bürokrasisini ezber bozan bir perspektiften ele aldığımız bu videodaki değerli analizleri kaçırmayın.

🔗 Tüm detaylar ve ufuk açıcı bu röportajın tamamı için https://youtu.be/9LCTnqWOAl4

09/06/2026

"Türkiye'de Çok Üniversite Var" Yanılgısı ve Küresel Veriler

https://youtu.be/vGdd2_6nexM

Toplumda sıkça duyduğumuz "Çok üniversite var!" eleştirisi gerçeği ne kadar yansıtıyor? Prof. Dr. Alim Arlı'nın da vurguladığı gibi, aslında çok üniversite yok Türkiye'de. Peki neden? Küresel çapta baktığımızda buna dair örnekler var çok sayıda. Mesela Japonya... 110 milyon nüfusu olan, gelişmiş bir ekonomisi olan bir ülke ve Japonya'da yüksek eğitim kurumları olarak 1000'e yakın üniversite var. Benzer şekilde Endonezya'da nüfusu bizden çok daha fazla ama örnek olması bakımından söylemek gerekirse 3000'den fazla bu sayı. Avrupa'da namzet olarak görebileceğimiz İtalya, İspanya, Almanya, İngiltere, Fransa gibi büyük ölçekli ülkelerde de sayılar bizim altımızda değil.

Peki asıl mesele nedir? Üniversite diploması artık sadece bir kağıt parçası mı? Bu reels'te kısaca değindiğimiz sayısal kıyaslamanın ötesinde, videonun tamamında eğitim sistemimizdeki diploma enflasyonu, açık öğretim kapasitesinin orantısız büyüklüğü ve işsizliğin gerçek sebebi üzerine derin, akademik bir analiz bulacaksınız. Türkiye'de bilgi toplumu ihtiyaçlarını karşılayacak doğru bir yükseköğretim sistemi, etkili bir akademik planlama ve yüz yüze eğitim ile mesleki eğitim entegrasyonu acil bir ihtiyaçtır.

Üniversitelerimiz hakkındaki doğru bilinen yanlışları ve eğitim dünyamızdaki asıl çıkmazları detaylarıyla öğrenmek için videonun tamamını izlemek için link bio'da! 🔗

Sıradan bir nesne veya mekan nasıl bir anda kutsal bir varlığa dönüşür? Bu sorunun cevabı, dinler tarihi literatürüne ka...
09/06/2026

Sıradan bir nesne veya mekan nasıl bir anda kutsal bir varlığa dönüşür? Bu sorunun cevabı, dinler tarihi literatürüne kazandırılan ve manasıyla ufuk açan bir kavramda gizli: Hiyerofani.

Görselimizde de tanımladığımız üzere hiyerofani; inanan bir insan için görünmeyen kutsalın, görünür dünyada somutlaşarak kendini belli etmesi, yani kısaca kutsalın tecellisi durumudur.

Özellikle Hinduizm inancını ve Hint altkıtasının mistik dokusunu incelediğimizde bu tecellilerin hayatın her alanına sirayet ettiğini görebiliriz. Örneğin, Hindular için sıradan bir su kütlesi olmayan Ganj Nehri veya tanrının yeryüzünde belirdiği kutsal mekanlar olarak kabul edilen Benares (Varanasi) gibi şehirler, basit coğrafi konumlar olmanın çok ötesindedir. İnananlar için bu alanlar, doğrudan kutsalın tezahür ettiği hiyerofani merkezleridir. Bu derin inanç sistemi; ruhun beden hapishanesinden arınarak kurtuluşunu (mokşa) simgeleyen kremasyon (ölü yakma) ritüellerinden, zihindeki gelgitleri durdurup nihai odaklanmayı sağlayan yoga pratiklerine kadar uzanan geniş bir felsefeyi barındırır. Brahmin sınıfının önderlik ettiği, karma ve reenkarnasyon döngüsünün belirleyici olduğu bu yapıda, her eylem kutsalın dünyadaki yansımalarıyla bir bağ kurma çabasıdır.

Kutsalın dünyadaki yansımalarını, hayatın dört amacını (dharma, arta, k**a, mokşa), yoga basamaklarındaki ahimsa prensibini ve çok daha fazlasını Prof. Dr. Ali İhsan Yitik hocamız ile derinlemesine ele aldığımız "HİNDUİZM, ÖLÜ YAKMA ve YOGANIN GERÇEK YÜZÜ!" başlıklı videomuzu izlemek için bio'daki linke tıklayabilirsiniz.

09/06/2026

ÖLÜLERİ NEDEN YAKIYORLAR?

https://youtu.be/qKZH6Mqqu2A

Peki, niye ölüleri yakıyor bu insanlar? Hinduizm inancında ölü yakma (kremasyon) ritüelinin ardında yatan en temel felsefe, aslında beden hapishanesinden ruhu kurtarmaktır. Çünkü bu kadim öğretiye göre ruh bedende tutsak durumdadır. Peki sadece yanmayla çıktığını mı düşünüyorlar? Tabii! Prof. Dr. Ali İhsan Yitik hocamızın da vurguladığı gibi, beden kafesini yakınca siz hapishanenin kapılarını açıyorsunuz yani. Kısacası tam manasıyla açmış oluyorsunuz. İşlem gerçekleştiğinde, o zaman o olması gereken yere, yani başımızın üstündeki emik dediğimiz şeyden oradan çıkar. Oradan artık o layık olduğu yere gider. Kendi inanç penceremizden bakıp anlamlandırmaya çalıştığımızda, bu kremasyon aslında bizim cenaze duası gibidir. Cenaze namazı gibidir.

İSAR Dijital olarak hazırladığımız bu bölümde; sadece ölü yakma ritüellerini değil, aynı zamanda Hinduizm'in bilinmeyenlerini, yoganın kökenlerini, Ganj Nehri'nin kutsiyetini, reenkarnasyon ve kast sisteminin toplumsal etkilerini derinlemesine ele alıyoruz. Ruhun özgürleşme yolculuğuna ve inanç tarihinin gizemlerine dair çok daha fazlasını keşfetmek için videonun tamamını izlemeyi unutmayın!

👉 Videonun tamamı için link bio'da! 🔗

08/06/2026

"Öldürmeyeceksin" Derken Aslında Kimi Kastettiler?

Yahudilikte ve Hristiyanlıkta tarihsel olarak ötekinin yaşama hakkı yoktur düşüncesi, dinler tarihinin en çarpıcı ve sarsıcı konularından biridir. Kutsal metinlerin sayfaları arasında dolaşırken öyle ifadeleri vardır ki; bir sayfayı açarsınız orada açıkça "öldürmeyeceksin" der, öbüründe de "topyekün yok edeceksin" der.

Peki, bu iki zıt emir birbiriyle çelişmiyor mu?

Bu dogmaları savunanlar "çelişmez derler bunlar." Peki ama nasıl çelişmez? Aslında cevap o dönemin keskin ötekileştirme zihniyetinde gizlidir: Sadece "Yahudi kardeşini öldürmeyeceksin". Yani bu kural yalnızca kendi ailenden birisini, kendi vatandaşını öldürmeyeceksin emridir. Sistem dışı bırakılan, ötekileştirilen kitleler içinse kurulan o acımasız ve kan donduran mantık şudur: "O zaten öldürdüğün insan değil ki!"

Reelsde de kısaca izleyeceğiniz üzere inanç sistemlerindeki bu şok edici çifte standartları tartışmakla kalmıyoruz; aynı zamanda tam videomuzda Hinduizm'in bilinmeyen yüzünü, yoganın arka planındaki teolojik gerçekleri ve inançlar arası şaşırtıcı farkları da derinlemesine inceliyoruz.

Bu sarsıcı gerçeklerle yüzleşmek ve dinler tarihinin arka odalarına girmek için videonun tamamı yayında! 👇

🔗 Videonun tamamını izlemek için https://youtu.be/qKZH6Mqqu2A

08/06/2026

Hinduizm'in Karanlık Yüzü ve Brahminlerin Tekeli

https://youtu.be/qKZH6Mqqu2A
Hinduizm'in gizemli ve az bilinen yüzüne dair çarpıcı gerçekleri hiç merak ettiniz mi? Hint kültüründe ve toplumunda, dini öğrenme ve öğretme yetkisi sadece "Brahmin"lere mahsustur. Toplumun yalnızca %3'ünü geçmeyen bu seçkin Brahmin sınıfının tekelci yapısı, derin bir tutuculuk yaratıyor ve sıradan halkı maalesef cahil birtakım uygulamalara başvurmaya itiyor. Peki bu katı tutuculuk; Hinduizm'deki kast sistemi, karma ve reenkarnasyon inançlarıyla nasıl harmanlanıyor?

Günümüzde batıda masum bir egzersiz veya dinden bağımsız bir aydınlanma sistemi gibi sunulan Yoga, aslında Hindu elitlerinin ruhu beden hapishanesinden kurtararak "mokşa"ya (nihai kurtuluş) ulaştırmayı hedefleyen temel bir ibadet tarzıdır. Ölülerin neden yakıldığı (kremasyon), ahimsa (zarar vermeme) felsefesinin ardındaki gerçekler, Ganj Nehri'nin kutsiyeti ve hayatın dört amacı (dharma, arta, k**a, mokşa) gibi kavramları Prof. Dr. Ali İhsan Yitik ile detaylıca masaya yatırdık. İSAR Dijital'deki bu derinlikli sosyolojik ve felsefi analizle Hinduizm'in perde arkasını aralıyoruz.

Hinduizm'in bilinmeyenleri için videonun tamamını izlemeyi unutmayın! https://youtu.be/qKZH6Mqqu2A

1. Hinduizm'de Hayatın Dört Temel Amacı (Purusharthas)Dharma (Darma): Bireyin içinde yaşadığı toplumun inançlarını, dini...
07/06/2026

1. Hinduizm'de Hayatın Dört Temel Amacı (Purusharthas)
Dharma (Darma): Bireyin içinde yaşadığı toplumun inançlarını, dini ritüellerini ve töresini öğrenip buna uygun davranması.

Artha (Arta): Meslek sahibi olmak. (Hindu inancına göre mesleği olmayanın dini tam sayılmaz.)

K**a: Aile kurmak. (Bekar gençlerin dini ibadetlere ve ritüellere katılamaması, eşiyle katılım zorunluluğu.)

Moksha (Mokça): Hayatın sıkıntılarından, doğum-ölüm döngüsünden nihai kurtuluşa ermek. Yoganın devreye girdiği 50 yaş sonrası dönem.

2. Yoga ve Zihin Felsefesine Dair Kavramlar
Yoga: Dinden bağımsız seküler bir egzersiz değil; Hinduizm'de bizzat Brahminlerin (elitlerin) Moksha'ya (kurtuluşa) ulaşmak için uyguladıkları bir ibadet tarzı.

Citta Vritti Nirodha: Yoganın ana felsefesi. Citta (zihin), Vritti (gelgitler), Nirodha (yok etmek) demektir. İnsanın zihnindeki gelgitleri susturarak tek bir noktaya odaklanması halidir.

Asana: Ritmik oturuş pozisyonları.

Pranayama: Bedendeki nefesi tutma ve enerjiyi hapsetme egzersizleri.

Aham Brahmasmi: Upanishad felsefesinde yer alan "Ben Tanrıyım" veya "Tanrısal bir öze sahibim" farkındalığına/idrakine ulaşma durumu.

3. Yoganın Temel Ahlaki Şartları (Yama ve Niyama)
Ahimsa: Hiçbir canlıyı öldürmemek ve incitmemek. Vejetaryenliğin temelidir. Daha sonra Gandhi tarafından "pasif direniş" ve "boykot" felsefesinin temeli olarak siyasete uyarlanmıştır.

Satya (Saddiya): Daima doğru sözlü olmak.

Asteya: Çalmamak, hırsızlıktan uzak durmak.

Aparigraha: Kanaatkar olmak, aza yetinmeyi ve şükretmeyi bilmek. (Gandhi'nin siyasette de kullandığı bir prensiptir.)

4. Ölüm, Ruh ve Temizlik Kavramları
Kremasyon (Ölü Yakma): İnsan bedenini bir "hapishane" olarak görüp, yakma işlemiyle ruhu bu kafesten kurtarıp azat etme eylemi.

Agni: Kutsal ateş. Tanrı'nın bir nevi yeryüzündeki tecellisi. (Ateşi kirlendirecek kadar büyük günah işleyenler; ana/baba katilleri yakılmaz, toprağa gömülerek cezalandırılır/cehenneme atılır.)

Devayana: Nurlanmak, ışık varlıkları haline gelmek. İslami ve Batı terminolojisindeki "cennete gitme" kavramının Hinduizm'deki karşılığı olarak "melekleşme" durumu.

Mlekka: Kir, necaset. Sistem dışı, ibadet hakkı olmayan, insanlıktan aşağı görülen alt tabaka.

5. Kutsal Metinler, Mekanlar ve Doğa Kültleri
Ganga Mata (Ganj Ana): Hindular için hayat demek olan "su kültünün" zirvesi. Tanrı'nın yeryüzüne bir ihsanı kabul edildiği için yakılan ölülerin küllerinin savrulduğu nehir.

Varanasi / Benares (Kashi): Tanrı'nın (Vişnu/Şiva vb.) yeryüzünde tecelli ettiği kabul edilen "Avatara/Hierofani" mekanlarından biri. Cennete doğrudan gidebilmek (melekleşmek) umuduyla insanların ölmek için gittikleri kutsal şehir.

Bhagavad Gita: Prens Arjuna ile Tanrı Krishna arasında geçen diyaloğu içeren kutsal metin. (Tanrı Krishna'nın, bedeni hapishaneden kurtarmak argümanıyla topyekun yok etmeyi/savaşı meşrulaştırdığı anlatı.)

Jitish Kallat: Mega kentin kaosunu ve kozmosun sessizliğini aynı tuvalde buluşturan çağdaş bir usta. 🌌🏙️Mumbai'nin bitme...
06/06/2026

Jitish Kallat: Mega kentin kaosunu ve kozmosun sessizliğini aynı tuvalde buluşturan çağdaş bir usta. 🌌🏙️

Mumbai'nin bitmek bilmeyen enerjisi, sokaktaki insanın varoluş mücadelesi ve evrenin döngüsel zamanı… Kallat, sadece bir ressam değil; tarih, bürokrasi ve insan doğası üzerine düşünen görsel bir filozof. Gandhi’nin Hitler’e yazdığı mektuptan, hücrelere benzeyen galaksilere kadar onun sanatı, bize her şeyin birbirine nasıl bağlı olduğunu hatırlatıyor.

Kaydırmalı postta Kallat’ın büyüleyici dünyasına yakından bakıyoruz.

05/06/2026

Sadece Bir Egzersiz mi? Hinduizm, Ölü Yakma ve Yoganın Gerçek Yüzü!

Şimdi yayında: https://youtu.be/qKZH6Mqqu2A

Yoga sadece masum bir esneme ve nefes egzersizi mi, yoksa Hindu elitlerinin dini bir ibadeti olarak binlerce yıllık kurtuluş (moksha) reçetesi mi? Bu bölümde, modern kapitalizmin popülerleştirdiği yoganın aslında hangi dini kökenlere dayandığını, Hinduizm'deki ölü yakma (kremasyon) ritüellerinin felsefi arka planını ve "şiddetsizlik" (ahimsa) kavramının nasıl siyasi bir araca dönüştüğünü tarihi gerçeklerle öğreniyoruz.

Hinduizm konulu bu eğitim içerikli videomuzun 2'nci bölümünde, günümüzde sıkça karşılaştığımız "dinden bağımsız ruhsal arınma" pazarlamasının aksine, yoganın Hindu inancında ne anlama geldiğini Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Ali İhsan Yitik ile konuşuyoruz. Hayatın dört temel amacı, kast sisteminin ibadetlere etkisi ve yoganın katı kuralları (vejetaryenlik, yalan söylememe) gibi orijinal metinlerdeki gerçekleri masaya yatırıyoruz.

Ayrıca Hinduizm denilince akla ilk gelen ölü yakma merasimlerinin aslında bedeni bir "hapishane" olarak gören felsefi altyapısını inceliyoruz. Kimlerin yakılıp kimlerin toprağa gömüldüğü, Ganj Nehri'nin kutsiyeti ve Benares (Varanasi) şehrinin neden "ölmek için gidilen yer" olduğu gibi kültürel meseleleri akademik bir dille özetliyoruz. Son olarak, Gandhi'nin pasif direniş sembolü olan "Ahimsa" (şiddetsizlik) ilkesi ile Hindistan'daki Müslümanlara yönelik şiddet eylemleri arasındaki sosyolojik çelişkiyi, Bhagavad Gita gibi kutsal metinlerin yorumlanma biçimleri üzerinden anlamlandırıyoruz.

Dinler tarihi, sosyoloji ve kültürel çalışmalar üzerine sunduğumuz bu akademik perspektifi ufuk açıcı bulduysanız, kanalımıza abone olarak bize destek olabilirsiniz. Sizce modern dünyada dini pratiklerin aslından koparılarak seküler bir endüstriye dönüştürülmesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlarda okumak ve tartışmak isteriz.

Hinduizm 1.Bölümü de izleyin: https://youtu.be/_Dheo74hfKc

Address

Üsküdar

Telephone

+902163109920

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when İSAR Dijital posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The University

Send a message to İSAR Dijital:

Share